Bu sayfada Ara

en sevdiğiniz kitap

7 Ekim 2013 Pazartesi

ORTA DÜNYA


Orta Dünya kıtası, J. R. R. Tolkien'in kurguladığı Orta Dünya evreninde, yazarın eserlerinin büyük bir kısmına mekân olan hayalî kıtadır. Bu eserlerin en meşhurları Hobbit romanı ve Yüzüklerin Efendisi roman üçlemesidir. Tolkien'in öykülerinde, meleksi varlıklar valar (tekili "vala"), elfler ve bunlarla ittifak halindeki insanlarla, şeytani Melkor ya da Morgoth (kötülüğe sapan bir vala) ve onun yolundan giden büyük çoğunluğu orklardan, ayrıca ejderhalar ve köleleştirilmiş insanlardan oluşan iki büyük gücün Arda'yı ele geçirmek için yaptıkları savaşlar anlatılır. Sonraki çağlarda, Morgoth'un yenilmesi ve Arda'dan sürülmesi sonucunda kötülüklerin efendisi rolünü, baş yardımcısı Sauron devam ettirir. Morgoth'un defedilmesinden sonra valar, Orta Dünya'nın işlerine doğrudan karışmaktan tamamen el çekerler ve Sauron'a karşı süren mücadelede valar safındaki halklara yardım etmesi için Orta Dünya'ya Istari (Tr. "Büyücüler", İng. "The Wizards") olarak bilinen maiaları (çoğulu "Maiar") yollarlar. Bunların en önemlileri Boz Gandalf ve Ak Saruman olmuştur. Gandalf, görevine sadık kalarak Sauron'un yok edilişinde kritik görevleri yerine getirir, Saruman ise mutlak egemenlik kurmak amacıyla Sauron'a rakip olarak ortaya çıkar. Kötülüğe karşı mücadeleye katılan diğer ırklar isecücelerentler ve hobbitlerdir. Orta Dünya üzerinde hakimiyet tesis etmek için karanlık güçler ile aydınlık güçler arasında yaşanan mücadelenin başlangıcı ve ilk devreleri Tolkien'in Silmarillion adlı eserinde hikâye edilir. İyilik ile kötülüğün son mücadelesi, sırasıyla Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi romanlarında ele alınır.


Tolkien'in etkilendikleri

Kadim Germen mitolojisinde, insanların yaşadığı dünya şu adlarla anılır; Midgard (Tr. "Orta Dünya"), Middenheim, Manaheim, ve Middengeard. Midgard'ın evrenin merkezinde olduğu inancı hakimdir. Gökkuşağı köprüsü Bifröst, Orta Dünya'dan çıkıp tanrıların ülkesi Asgard'a geçiş yoludur. Orta Dünya'nın altında, ölülerin ülkesi Hel vardır. Evren, dokuz fiziksel dünyanın birleşmesinden oluşmuş olarak kabul edilir. Bu dokuz dünyanın ne mahiyette birliktelik içinde oldukları muğlak kalmıştır. Bir görüşe göre yedi dünya, "çevreleyen bir deniz"de baştan başa sıralanmaktadır; insanların ülkesi (Midgard), elflerin ülkesi (Alfheim), cücelerin ülkesi (Niðavellir), tanrıların ülkesi (Asgard ve Vanaheim) ve devlerin ülkesi (Jotunheim ve Muspelheim). Diğer İskandinav uzmanları bu yedi dünyayı gökte, dünya ağacı Yggdrasill'in dallarında yerleşmiş olarak düşünürler. Tolkien, Yggdrasil'i andırır biçimdeValinor'un İki Ağacı'nı kurguladı.


Coğrafya

Büyük Deniz'in doğusunda yer alır. Tolkien'in efsanelerinin çoğu bu kıtada yaşanır. Tolkien evreninde dünya (Arda) ilk başlarda yuvarlak değil, düz olarak yaratılmıştır. Yeryüzünün (Ambar veya Imbar) düz olduğu zamanlarda en batıda Aman yer alırdı ve doğuda da başka kıtalar vardı. Yeryüzünün ortasında ise Orta Dünya kıtası vardı, "orta" sıfatı buradan gelmektedir.


Halklar


Orta Dünya kıtasında ilk önce Iluvatar'ın İlk Çocuklarıİlkdoğanlar veya Önce Gelenler olarak adlandırılan ölümsüz elf ırkı yaratıldı. Yaratılan ilk elfler kendilerini Orta Dünya'nın uzak doğusundaki Cuivienen'de uyanmış buldular. Daha sonra yaratıcı Eru'nun emrindeki bir vala tarafından -Arda'nın uzak batısında ikamet eden- ölümsüz vaların ülkesi Valinor'a davet edildiler. Bu davete verdikleri karşılığa göre elfler öbeklere ayrıldı. Öneriyi derhal kabul edip sonuna dek Eru'nun kılavuzunu izleyen elf kabilesi Vanyar, en üstün elfler olarak tarihe geçti ve bu topluluk Orta Dünya'ya bir daha katiyen dönmedi. Öneriyi kesin olarak reddeden elfler ise en karanlık elf toplumu oldular, Karanlığın Elfleri manasında Avari (Tr. "İsteksizler", İng. "the Unwilling") olarak bilindiler. Bu iki topluluğun arasında orta dereceli elf toplulukları yer alır. Vaların en güçlüsü ve Eru'ya isyan eden tek vala Melkor, Cuivienen'de hayata uyanan elflerin karşısına valardan önce çıkmış ve bunlardan bir kısmını yoldan çıkararak ork ırkını türetmiştir. Orklar bilindiği kadarıyla hep karanlık tarafı seçtiler.
Cüceler, Aulë tarafından elflerden önce yaratıldı ve Eru'dan izinsiz olarak yaratıldıkları için Eru onların öldürülmelerine karar verdi. Ancak daha sonra Eru, cücelerin canlarına merhamet ederek öldürülmesinden vazgeçti ve Elflerin Uyanışı'na dek uykuda beklemek üzere Orta Dünya'nın ücra bir yerinde taş sandıklara kapatılmalarına karar verildi. Elflerin Uyanışı'ndan sonra, cüce ırkı uyandı.
Cücelerden binlerce yıl sonra, Sondoğanlar olarak bilinen insan ırkı yaratıldı. İnsan ırkının ilk ataları da elfler gibi Orta Dünya'nın uzak doğusunda hayata gözlerini açtı. Daha sonra bu ırk da Eru'nun hizmetkârları valara ya da Eru'nun yoldan çıkmış hizmetkârı Morgoth'a uymalarına göre Edain ve Doğulular olarak iki ana öbeğe ayrıldılar. Orta Dünya'da bu ırklar dışında ikincil akıllı ırklar da vardı (Örn; entlerkartallarejderhalar, vs.).


Tarih


Böylece, vaların buyruğundaki elfler, edain, cüceler, kartallar, entler, vd. ve Morgoth'un buyruğundaki orklar, Doğulular, ejderhalar, kurtlar, vd. arasında amansız savaşlar başladı. Bu savaşlarda her kesimden onbinlercesi katledildi ve görece kısa süren barış dönemleri dışında Orta Dünya'da küçük-büyük birçok savaş yaşandı.
Bir zamanlar Orta Dünya kıtasıyla Aman'ı birbirine bağlayan tek kara parçası olan Helcaraxë buzulu ve bunun güneyindeki BeleriandBirinci Çağ'ın sonunda valar tarafından Öfke Savaşı'nda denize batırıldı.
İkinci Çağ'ın sonundaki büyük evrensel tufanda ise bütün bir  (kainat) değişikliğe uğradı. Bu değişiklikten olarak, Ambar yuvarlaklaştırıldı ve Ölümsüz Diyar Aman Arda'nın ötesine alındı. Boşluk ortadan kaldırıldı ya da dünyanın etrafındaki atmosfer, Boşluk'un dönüştürülmesi ile yaratıldı. İkinci Çağ'ın sonunda Eru Ilúvatar, Belegaer'in ortasında boydan boya bir yarık açmış ve Númenor kıtası bu yarıktan yerin altındaki zindanlara çökertilmiştir. valara saygı göstermedikleri için Eru'nun gazabına uğrayan Númenorlular, inanan bir azınlık dışında -günlerin sonuna dek orada kalmak üzere- bu zindanlara hapsedildiler. İnanan azınlık, Orta Dünya'ya gemilerle dönmeyi başardı.

Uyarlamalar


Orta Dünya'da geçen Yüzüklerin Efendisi öyküsü, Peter Jackson tarafından aynı adla üçleme olarak sinemaya uyarlanmıştır. Üçleme 2001-2003 yıllarında gösterime girmiştir.
2009 yılında Chris Bouchard yönetmenliğinde The Hunt For Gollum (TrGollum'u Takip) filmi yapıldı. Filmde, Gollum'un Dumanlı Dağlar'ı -yüzüğü bulmak gayesiyle- terkettikten sonra yaşadıklarından bir kesit sunuluyorve Born of Hope(Umudun Doğuşu)filmide İngiltere'de çekilmiştir. Film Aragorn'un doğuşunu anlatmaktadır. Ayrıca, 2011 ve 2012 yıllarında olmak üzere gösterime girecek olan Hobbit ve Hobbit 2 filmlerinin çekimleri sürmektedir.

6 Ekim 2013 Pazar

Yüzüklerin efendisi

Yüzüklerin Efendisi (İngThe Lord of the RingsJ. R. R. Tolkien'ın yazdığı bir fantastik edebiyat üçlemesidir. Üçleme sırasıyla Yüzük Kardeşliğiİki KuleKralın Dönüşü kitaplarından oluşmaktadır.Tolkien bu eseri yazarken, Eski Alman destanı Nibelungenlied ve onun İskandinav versiyonu Volsung Sigurd destanından esinlenmiştir.(Daha önceki eseriHobbiti Anglosakson destanı Beowulf 'tan esinlendiği gibi.)
Bu üçleme, yazarın 1937'de yayımlanan Hobbit isimli eserin devamı niteliğindedir. Bir grup insanHobbitElf ve Cücenin Tek Yüzük'ü yok etme maceraları anlatılmaktadır. Edebiyat tarihinin gelmiş geçmiş en etkileyici hikâyelerinden biridir. Yazar bu üçlemedeki karekterleri üniversite yıllarında oluşturmuş, daha sonra hikâyeyi yazmıştır. Karekterlerin bazılarını oluştururken (Elfler Troller gibi) Orta Avrupa mitolojisinde geçen peri masallarından etkilenmiştir. Oluşturduğu tüm bu karakterleri aynı hikâye altında eşsiz bir hayalgücü ile birleştirerek ortaya eşsiz bir yapıt çıkartmıştır. Daha sonra yazılan birçok fantastik hikâye bu eserden esinlenilerek yazılmıştır.

  

J.R.R TOLKİEN


İngiliz sömürgesi olan Güney Afrika'nın Bloemfontein şehrinde doğdu. Ronald'ın babası Arthur Tolkien banka müdürü idi. İngiltereBirminghamlı olan aile kendilerine yeni bir hayat kurmak amacıyla Güney Afrika'ya yerleşmişti. Fakat iklimin getirdiği olmusuzluklar kısa zamanda anne Mabel'i Ronald'i ve küçük kardeş Hilary'i de alıp İngiltere'ye dönmeye itti. Aile bir süre sonra baba Arthur'un da dönmesi ile eski günlerine kavuşmayı umuyordu. Fakat 15 Şubat 1896'da Güney Afrika'dan Arthur'un ölüm haberi geldi. Bunun üzerine Mabel çocukları alıp küçük bir köy olan Sarehole'a yerleşti. Bu köy Ronald'da derin etkiler bırakacak, ömrünün kısa bir süresini burada geçirmesine rağmen hayallerinde yarattığı Hobbit diyarı Shire ile defalarca Sarehole'u ziyaret edecekti. Sarehole'da Tolkien'i etkileyen sadece yemyeşil doğa değildi. Köy yakınındaki Moseley Bataklığı, kardeşi Hillary ile her zaman oynamaya gittikleri Cole Bank Road değirmeni ve devamlı kendilerini kovaladığı için "Beyaz Ogr" adını taktıkları değirmencinin oğlu da Ronald üzerinde derin izler bıraktı.
Ronald, Birmingham'daki King Edward's Okulu'na başlayınca aile bir kez daha taşınmak zorunda kaldı. Ronald yeni taşındıkları Olver Road'a yakın olan St. Philips okuluna verildi. Bir yıl sonra burs kazanınca tekrar King Edward's Okulu'na dönen Ronald birkaç yıl sonra (1904 yılında) da şeker hastalığı yüzünden annesi Mabel'i kaybetti. Bunun üzerine çocuklar teyzeleri Beatrice'in yanına gitti ve Peder Francis Morgan'ın gözetimine verildi. King Edward's Okulu'nda iken Ronald'ın dillere büyük yatkınlığı olduğu ortaya çıktı ve bu dönemde Ronald kendine ait bir dil tasarlamaya başladı. Böylece Elf dillerinin temelleri atıldı.
Çocukluktan delikanlılık yıllarına geçerken oturdukları Birmingham kentinde Ronald'ı etkileyen iki büyük yapı vardı. 29 metrelik Perrott's Folly kulesi o yıllara göre olağanüstü büyüklüğü ile Ronald'ın beynine kazınmıştı. 1758 yılında John Perrott tarafından yapılan bu kule tuhaf mimarisi ile "Perrott'un divaneliği" ismini almıştı. Hemen bu kulenin yanında ise bir başka kule vardı. Ve bu iki kule daha sonra yazacağı Yüzüklerin Efendisi için esin kaynağı oldu. Ronald'ın gençlik yıllarına dair bir diğer önemli not ise Gamgee ismi ile o yıllarda tanışmış olmasıdır. Bu yerel pamuk markası Gamgee, Ronald'ı etkilemiş olmalı ki Frodo'nun sadık dostu Sam'e bu soyadını vermiştir.
16 yaşındayken hayatını değiştirecek bir olay oldu ve hayattaki tek gerçek aşkı olan Edith ile tanıştı. Fakat Peder Morgan iki gencin görüşmelerini yasakladı. 1911 yılında Tolkien klasik diller eğitimi almak için Exeter Koleji'ne gitti ve 21 yaşını doldurduğunda hiçbir zaman unutamadığı Edith'i buldu (Söylenir ki Edith ormanda dolaştıkları bir gün onun için dans etmiş ve bu dans genç Tolkien'i çok etkilemiştir). Gençler 22 Mart 1916'da evlendiler. Üstelik Tolkien onu ikinci kez bulduğunda Edith bir başkası ile nişanlıydı.
Bu arada I. Dünya Savaşı başlamıştır. Kısa bir süre sonra Tolkien de orduya katıldı ve Fransa cephesinde savaştı. İki yakın dostunu bu savaşta kaybeden Tolkien çok yakınında patlayan bir bomba yüzünden İngiltere'ye geri döndü. Fakat savaş bu genç insan üzerinde unutulmaz etkiler bırakmıştır. Savaş bittiğinde Oxford English Dictionary'de iş bulan Tolkien, savaştan döndükten sonra hayatının büyük bir kısmını Oxford'da geçirdi. 1945 yılında Oxford'da profesör olmasına kadar geçen zaman içerisinde 4 çocuk sahibi oldu. Bu süre içerisinde devasa hayal dünyası Orta Dünya'yı oluşturmaya devam edti. Bir çeviri olan ilk kitabı Sir Gawain and The Green Knight yayınlandı. Entelektüel bir topluluk olan "Inklings"i yakın dostu C.S. Lewis ile kurdu ve 1937 yılında Hobbit'i yayınldı. Roman hem olumlu hem de olumsuz tepkiler aldı. Bazıları, Oxford'da profesör olan Tolkien'den nasıl olup da bir masal kitabı çıktığını sorduyordu. Ama olumsuz eleştiriler bir işe yaramadı ve Hobbit kısa zamanda popüler oldu.
Hobbit, aslında, Yüzüklerin Efendisi serisinin başlangıcıdır. Orta Dünya ilk kez bu kitapta okuyucuların karşısına çıkar. Bundan sonra Tolkien Yüzüklerin Efendisi (The Lord Of The Rings) için çalışmaya başlar.
29 Kasım 1971'de karısı Edith vefat eder. Tolkien bunun üzerine sadece iki yıl yaşayabilir ve 2 Eylül 1973'de Kraliçe'den krallığın en önemli nişanlarından biri olan Commander of the Order of the British Empire (CBE) ünvanını almasından kısa bir süre sonra 81 yaşında İngiltere'nin Bournemouth şehrinde ölür.